Eğitim Anlayışımız

Eğitim insanın doğumuyla başlayan bir hizmet sürecidir. Her çocuğun bu hizmeti alması en doğal hakkıdır.

Ancak çocuğa sağlanan büyüme ortamları ve materyalleri gibi eğitim olanakları ve hizmetin sunuluş biçimi kişiden kişiye, aileden aileye, okuldan okula büyük-küçük farklılıklar göstermektedir. Bir de insanın farklılığı eklenince eğitimin önemi iyiden iyiye ortaya çıkmaktadır.

İnsan canlıların en mükemmelidir. O öğrenir. İnsanın davranışlarını içgüdüleri değil, öğrendikleri yönlendirir. Öncelikle öğrenmede ilk fahri öğretmen anne ve babadır. Okul öncesi eğitime kadar – 5-6 yaş – fiziksel, ruhsal ve zeka gelişiminin baş döndürücü hızını yaşayan çocukları yetiştiren anne ve babaların ana-babalık eğitiminde ne kadar yetkin oldukları geleceğin belirleyici ilk ana unsurudur. Bu yıllarda yapılan hatalar ya da eksik kalanlar okul öncesi eğitimde ve ilkokulda düzeltilir, tamamlanır. Yoksa lise yıllarında akademik başarıyı üst düzeyde beklemek hayal olur.

Bundan hareketle, Diltaş Eğitim Kurumları eğitimin 5. basamağını yani ana okulu ve ana sınıflarını oldukça önemser. Sabır ve umutla sergilenen öğretmen tutumlarından, deneyimle güçlenerek uygulanan eğitim metotlarından olumlu sonuçlar alınır. Öğrencilerimiz kurallarla sınırları çizilmiş, temiz, aydınlık mekanlarda çocuk olmanın verdiği enerjiyle hayal dünyalarından yaratıcılıklarıyla pek çok objeyi kağıtlara resmederler. Böylece “Kendi kitaplarını kendileri yazarlar.” Bundan cesareti, yaratıcı olmayı, özgüveni, bir işe başlayıp bitirmenin keyfini yaşamayı öğrenirler. Zamanla bu kazanımlar davranışa, davranışlar eğitime dönüşür.

Dinlemeyi, kurallara uymayı, öğrenmeyi öğrenmiş öğrencilerimiz ilkokula artık hazırdır. Bu anlamda ilkokul öğretmenlerimizin işi biraz daha kolaylaşmıştır. İlk okuma ve yazma yokuş yukarı bir hareket de olsa nerdeyse kasım ayının sonlarında tamamlanır. Sınıflarımızda bulunan görsel ve işitsel metoda dayalı materyaller onlara hız verir. Kazanımlar her geçen gün artar. Öğrencilerimiz daha ana sınıfında kendilerini tanıdıklarından ilkokulda kendilerini geliştirme çabasına iyiden iyiye girerler. İlk basketi atmanın, servise manşetle cevap verebilmenin mutluluğunu, ortak başarı sınavlarında yanlışın doğruyu götürmesinin acısıyla kafadan atmanın pişmanlığını yaşarlar. Hepsi onların unutulmaz okul yıllarının acı tatlı tecrübesi olurken anılarının da zenginlik kaynağı olur.

Diltaş’ta öğrenci olmak ne kadar zor ise, öğretmen olmak, yönetici olmak, hatta veli olmak da o kadar zordur. Çünkü verilenlerin karşılığı herkesten istenir. Bu istek çalışmaktır. Ne kadar çalışmak? Yapabileceğinin en iyisini yapabilene kadar çalışmak. Bunun için öğretmenler, öğretim olanakları bonkörce kullanılırken siz de zaten kendinizi çalışmaya mecbur hissedersiniz. Bundan kaçış yok.

Sonuç mu? Ortada hem de tüm şeffaflığıyla.

Özel Diltaş Eğitim Kurumları
Tüm hakkı saklıdır.
En iyi "Internet Explorer 8" ve "Mozilla Firefox 3.6" veya daha yeni versiyonları ile görüntülenir.